9 Mayıs 2009 Cumartesi

So Tell the Girls I am Back in Town

Bahar yorgunluğu, tembellik, tatil derken 1 ay uzak kaldım blog dünyasından. İşime de geldi kendime daha fazla vakit ayırdım, gezdim tozdum eğlendim. Kimse de merak etmemiş haa, öldük mü kaldık mı kimsenin haberi olmayacak :) Sineofrenik Mert ve Hadsizin Başkanı sağolsunlar, bir tek onlar beni merak etmiş. Ölmedim ölmedim, daha çok can yakcam hehe :)

Sıcak havaları özlemişim, biraz güneş çıksın kendimizi sahillere, brunchlara atmaya başladık. Ne iğrenç bir kıştı ya, her sabah yağmurlara küfredererek uyandım. İstanbul İstanbul olalı böyle yağmurlar görmemiştir herhalde.


Kısa kısa notlarımıza gelelim bari:


13 Nisan Chuck 3D-iyasko tam bir hayal kırıklığıydı. Tv’de olmuyor bu 3 boyut olayı. Ne varsa sinemada var, paşa paşa sinemaya gideceğiz 3D için.

NTV, Miss Turkey 2009 güzellik yarışmasına bu sene ev sahipliği yapan kanal. NTV kalitesinden ödün vererek Esra- Ceyda Kardeşler ayarındaki kızlara da ulaşmaya çalışıyor sanırım. Ne gerek varsa!


ATV’de “Bir Şarkısın Sen” yarışması başladı. Turkcell’in Cellocanlar’ından sonra çocuk sömürüsü Türkiye’de hiç bitmeyecek sanırım. Bir de şu durum var; Böyle Popstar yarışmalarında Türkiye’de ne yetişkinlerden bir yetenek çıktı ne de çocuklardan çıkacağını sanmıyorum. Yetenek konusunda vasat bir ülkeyiz!


Turkish Altın Kızlar çok vasat bir proje olmuş. Bu kadar drama kadınını baştan toplamak hataydı zaten. İnsan gülmek istiyor ama gülemiyor, çok üzülüyorum bu yüzden. Altın Kızlar’a gülemeyen bir seyirci kitlesi düşünemiyorum. Oyunculardan en başarılısı Fatma Girik’ti, ki en çok ondan fire gelecek diye şüpheleniyordum. Daha önce yazdığım gibi benim favori castım Oya Aydoğan, Ahu Tuğba, Serpil Çakmaklı ve banu Alkan’dı. Geç kalındı tabii!

CSI: Canını Sevdiğimin İstanbul’u diye komedi-suç dizisi başlamış TRT 1’de. Açmamla diziyi anlamam ve beğenmeyerek kanalı değiştirmem 7 dakikamı aldı. Bu hafta da yayından kaldırılmış tabi. Tuba Ünsal da poposunu yırtıyormuş, “ben Tuba Ünsal’ım, nasıl dizimi kaldırırlar” diye. Havalara bak, sanki Meryl Streep :) TRT eskisi gibi değil artık, reytinglere önem veriyor. Türkiye’nin ilk suç dizisi M.A.T.’ı da hemen yayından kaldırmıştı dizi tutmayınca. Ercan Saatçi ve karısının elinde patlamıştı dizi.


-Popstar yarışmalarının "twisted" versiyonları geliyor ATV ve Show TV ekranlarına. ATV'de "Ver Coşkuyu" başlayacak yakında. Şarkı söylemeye çalışan yarışmacılara böcek ve yılan atma, suya sokma, una bulama gibi eziyetler yaparak şarkısını söylemesini izlettirecekler. Kesin tutar bu program, millet olarak sado-mazo olan herşeyi severiz. İkinci program da Show Tv'de bu hafta başlayacak. "Korolar Çarpışıyor" adlı yarışmada korolar yarışacak bu sefer. Aklıma 2 sene önce gittiğim "Gospel" korosu ve Yırtık Rahibe filmindeki koro sahneleri geldi, tüylerim diken diken oldu, heyecanlandım. İnşallah güzel bir iş çıkar!

-Twilight postuma eklenen yorumları görseniz yerlere atarsınız kendinizi. Gerizekalı bir 16’lik kız (ki saçlarını sarıya yeni boyamış diye görselleştirdim kafamda) şöyle demiş: Sen ne diyosun bla bla ( bla blalar biraz küfürlü o yüzden buraları sansürlüyorum :) ) benim roberttime söz dedirtmen bla bla yırtarım ağzını bla bla siz aşktan ne anlarsınız bla bla (En çok da buraya güldüm) Şimdi True Blood mıdır nedir ona bakayım da bakalım ne haltmış bla bla bla. (Burada da gözyaşlarımı tutamadım :) ) ASLINDA WAMPİRLER WARDIR BU KANITLANDIIIIII!!!!! (Evet bebeğim, vampirler var ve W (Duble V diye oku sen) ile aramızda yaşıyorlar ahahah bir vampir gelse de olmayan beyninden bir dişlese seni:)


P.S. Edepsizce yorum yazmayın Twilight hayranı ergen draması gençleri, yayınlamıyorum :)

8 yorum:

Mert dedi ki...

Şükür kavuşturana:) Neyse ki çabuk gidermişsin eksikleri, hemen yorum yapürüm;

Dg cim, ünlüleri yarıştırdık, ünsüzleri yarıştırdık, hayvanları bile yarıştırdık! Ne kaldı geriye; çocuklar...

bunların hepsini bir eve sokup yarıştırdık, çiftlikte yarıştırdık, sahnede, sirkte, yemek masasının başında, buzun üstünde, yılanların örümceklerin ve bilimum benzer yaratığın arasında yarıştırdık (bknz: Fear Factor) tüm bunların yaptırmışken hem şarkı söylettirip hem üstlerine yılanları neden salmayalım? hatta bir yandan önlerindeki yemeklere yorum yapmalarını ve buzun üstünde amuda kalkmalarını da istersek nirvana ya ulaşacağız zannediyorum.

Altın Kızlar demişken Dorothy de sen yokken aramızdan ayrıldı maalesef:( Bizim kızlar gerçekten inanılmazlar. Hele Hülya Koçyiğit'le Türkan Şoray bunca sene sanırsın hiç filmlerde falan oynamamışlar. Komedi başka bişe demek. Ben Nevra Serezli'yi beğendim. Zaten Blanche'tan başka da rol ona uymazdı.

Tıvaylayt terörü ise hızla can almaya devam ediyor. Her gün bir dişi arkadaşım Etv(t)ırt'ın baygın bakışlarına maruz kaldığı için aramızdan ayrılıyor. Bu vahşet daha ne kadar kan emecek bilmiyorum. Son olarak sözüme beyazperde.com'a yorum yapan kızceezlerin yorumlarıyla son vermek istiyorum;

"MÜTHİŞŞŞŞŞŞŞ!edward çok tatlıı yaaaaaaaaaa"

"ve tanrı erkeği yarattı..."

"PheN Çhoqq BeeNdüMm.... kiTabınıDa oKuduM.. haSta oLdum fiLme!!!!! özZeLikLe, edwaRd ve BellaNın aşK saHneLeri fLn... Sonuna dooru jamesLe oLanlar fln.. Yani TümüyLe keLimeLerle anLatılmiicaK kadaR MüthiŞ Bi fiLm"

"Edward bizi isir lütfen!!"

Ps. Allahım akıl fikir lütfen??

dizigunlukleri dedi ki...

Mertcim,

Cuma günü "Yemekteyiz"in 10 dakkasını izledim. Adamlara resmen "talk show" yaptırmışlar. Gören de "The View" programını izliyor zannedecek:) İnanılmaz bir şeydi ya. 1 haftalık yemek yorumları yapıyorlar, kavga zırıltı gürültü. Arkadan da gölgesi görünen bir adam onların moderatörlüğünü yapıyordu. Şimdi izleyicileri de dahil etmişler SMS'lerle. Kusarak başka bir kanala geçtim :S

Altın Kızlar'ı sadece "Nanny" yi "Dadı" olarak lokalize eden ekip adam edebilir. Niye kimse senaryo ekibini değiştirmeyi aklına getirmiyor anlamadım. Bir değiştirin ekibi de Dadı'yı yazanları getirin. Olmadı "Patron Kim?" ekibine bile razıyım. O bile daha iyi adapte olmuştu :)

Yeni nesil çok beyinsiz ya. Ben o yaşlarda bir kız olsam "Edvıııııırd" diye bağıramazdım herhalde ya. İyi bir beyinsizlik gerektiriyor bunun için:)

Bir de bugün Remzi Kitabevi'nde yabancı Vampir kitablarını gördük. Akıl fikir versin herkese. 100'e yakın kitap vardı. İsimleri de;

-Vamps and The City
-All I Want For Chrismas is a Vampire
-Forbidden Nights with a Vampire
-How to Marry a Millionaire Vampire
-Be Still My Vampire Heart

Valla yazılı ve görsel medya vampir erotizmine dönüşmüş. Kasım'da da Twilight'ın 2. filmi "New Moon" filmi geliyor. Allah herkese akıl fikir versin :)

her boku bilen adam dedi ki...

Ben bu tip kızlara Keremcemfangiller diyorum günlük.Fazla haşırneşir olmamak lazım.Hele bir şeyler anlatmaya çalışmak bir vampirin aynada makyajını düzeltmesi gibi bir şey olsa gerek.(örneği de vampirden verdim belki anlarlar)

Bu arada LÖK diye yoruma da geçmem yüzsüzlük olmuş bayağı.Ama ben de yaklaşık bir aydır yoktum nerdeyse.O yüzden tenziy ediyorum kendimi o sitemden.

Bu arada yazın da "Previously on Dizi Günlükleri" tadında hoş bir dönüş olmuş.

dizigunlukleri dedi ki...

hbba,

Sağol yorumun için:) Evet sen de uzun bir süredir yokmuşsun. Pılımızı pırtımızı toplayım uzaklaştık herşeyden. Tatil iyi geliyor ama, biraz ara verdikten sonra blogun tadı daha da güzelleşiyor :)

Biz hepimiz geldik ama Popüler Yorum yok ortalarda 2 aydır. Kampanya mı başlatsak acaba nerelerde diye? Popüler Yorum, duyuyorsan ses ver:)

Hadsizin Başkanı dedi ki...

Çüüüüüş beeea, sanki babasının oğluna laf atmışsın :))) Ayooool, ben 15-16 yaşında bu kavgaları diğer kızlarla yapardım misal "Hey you bitch, how dare you try to steal my guy?" şeklinde saç başa olurdu da hiç Casper Van Dien için internette o yıllarda kavga ettiğimi bilmem :))) Bakıyorum da gayet normal bir genç kızlık dönemi geçirmişim... Aaaa, aşna fişne yaptığım adam için kavga etmişim film kahramanı için diil beeeea :P

dizigunlukleri dedi ki...

Başkancım,

Normal olan senin yaptığın zaten, net dünyası kafayı yemiş ya. Herkes herşeyi çok ciddiye alıyor :)

Talihsiz Şeyler Kişisi dedi ki...

Sevgili dizigünlükleri,

Tekrardan hoşgeldin,

Öncelikle "How I Met Your Mother" resmini gördüm umutlandım :) Heyecanla o dizi hakkında bir yazı bekliyoruz.

Yeni nesil gençliğin damızlık vampir fantazileri tam gazla devam, bunlar böyleyse teletabi izleyerek büyüyen zihniyetin geleceğini çok daha merak ediyorum. Onlar da gothic elements for dummies jenerasyonu olur kanımca. Ha bu arada vampirin vampir olduğu tek bir film vardır, o da "The Interview with the Vampire"dır kanımca.

dizigunlukleri dedi ki...

Dear Talihsiz Şeyler Kişisi,

Dizi hakkında bir yazı yapacağım ama ne zaman yazmaya başlasam gözlerim doluyor:)

Ben de merak ediyorum o nesli, o şapşal tabi'leri izlerken beyinleri oldukça sulanmıştır :)

Evet, o film gerçekten türünün tek örneği, ama Bram Stoker's Dracula'yı da unutmamak lazım :)