90210 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
90210 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2009 Çarşamba

Melrose Place Geri Dönüyor



90210 dizisinin başarısından oldukça memnun olan CW kanalı Melrose Place dizisine de spin-off yapma kararı aldı. Melrose Place dizisi zaten Beverly Hills 90210'un spin-off'uydu. Tekrar başlatırlarsa, artık şeyinin şeyi yani spin-off'un spin-off'u olarak ekranlarda yerini alacak.

Tamam kabul ediyorum, ben de severek izlemiştim Melrose Place'i zamanında ama yapımcılar ve senaristler bu kadar mu yaratıcılıktan uzak ki aynı şeyleri ısıtıp ısıtıp önümüze sunuyorlar?

3 Aralık 2008 Çarşamba

Beverly Hills 90210 Part 2

Gelelim 2008 yılındaki Beverly Hills 90210’un spin-off’u 90210’a. Diziye ailemiz bu sefer Minnesota’dan değil yine taşra sayılabilecek Kansas’tan göçedip Beverly Hills’e yerleşiyor. Dizinin karakterleri çok ergenler, yani eski gençlik dizilerindeki gibi 25 yaşındakileri 15-16 diye yutturmuyorlar artık. 16-17 yaşındaki taze oyuncuları kullanıyorlar.

Genç anne rolünde Bizim Ev’den (Full House) tanıdığımız Lori Loughlin, yakışıklı baba rolünde de Melroce Place’ten tanıdığımız Rob Estes var. Öz kızları ve evlat edindikleri zenci evlatla güllüm gülistanlık geçiriyorlar hayatlarını. Baba, West Beverly Hills Lisesi’nin okul müdürü ve anne fotoğrafçıdır. Hepsi, babaannenin ultra lüks sarayında ikamet etmektedirler.

Brenda gibi asıl kız rolünü üstlenen Annie (Shenae Grimes) sönük bir kızdır ve asla Brenda’nın tırnağı bile olamaz. Köyden indim şehre durumunu yaşayan bu kız hemen tiki tayfasının etkisinde kalır ve kendini bu büyülü Hollywood dünyasına atar. Eskiden Nike falan giyerken, şimdi Manolo Blahnik ayakkabılara ve Louboutin botlara terfi etmiştir. Dizi yine şaşalı, yine zengin, yine trendsetter tabii. Rakibi Naomi (AnnaLynne McCord), ki yeni Kelly diyebiliriz ona, daha gösterişli, daha güzel ve daha iyi bir oyuncudur, Kelly’den bile! Gelecek vaat ediyor yani.

Zenci oğlumuz Dixon (Tristan Wilds) yeni Brandon oluyor, ama bir fırın ekmek yemesi lazım onun gibi olması için. Peach Pit’te çalışıp para kazanmaya benzemiyor tabi bu işler. Zavallım, “Ben üvey çocuğum, neden öz evlat değilim” triplerine girdi son bölümlerde, yıllar önce gayri meşru yapılan çocuğun gelmesiyle. Evet, bizim baba lisede hızlı çapkınmış. Naomi’nin annesiyle mercimeği fırına vermiş, bir çocukları olmuş ama hiç haberi olmamış, hemen evlatlık vermiş Naomi’nin annesi. Yani yeni Brenda ve Kelly bir nevi yarım kardeş sayılır. Babacık da doğal olarak yıllardır haberi olmadığı çocuğu hayatına girince, bütün dünyası o oldu. İlgilenmeler, sevmeler aşırı doz halinde… Üvey çocuk da kıskanmaya başladı tabii. Diziye yeni katılan bu “lise gençlik hatası” da zaten bir şeyler çeviriyor ama, o da ilerleyen günlerde belli olacak.

Brenda ve Kelly’nin saç saça kapıştığı asi genç Dylan’ın yerine de sünepe bir çocuğu (Dustin Milligan) koymuşlar. Arada öpüşmek ve sevişmek için işe yarıyor, başka bir olayı yok.

En çok da dizideki Brenda yani Shannen Doherty’ye ve Kelly yani Jennie Garth’e üzülüyorum. Sen yıllar önce bu dizide oyna bitir olayı, sonra kariyer yapmada zorluk çekip ünlü olamama ve gel yine aynı dizide oyna, oldu mu şimdi? Canlarım ya, şöhret böyle bir şey işte, gazı kaçan kola gibi, taze ve yeniyken iyi her şey. Kelly diziye rehberlik öğretmeni olarak katılmış, Brenda da tiyatro hocasına ihtiyaçları varken Kelly kontenjanıyla drama hocası olarak girdi okula. İnsan düşünüyor ister istemez; bu dizide 5 sene oynasalar ve dizi bitse, ardından 10–15 sene sonra yine spin-off yapılsa yine oynayacaklar mı? Dizi “Triple 90210” falan olur herhalde. Bu sefer ebeveyn olurlar ve çocukları West Beverly Hills’e gider.

Same code, new drama yani :) Çok eleştirsem de izliyorum işte, izlediğim eski Beverly Hills’i ve o dönemi anarak. Böylesi daha keyifli oluyor.

2 Aralık 2008 Salı

Beverly Hills 90210 Part 1


Gençlik dizisi deyince Beverly Hills 90210 derim, başka bir şey demem. Türkçe adıyla Evimiz Hollywood’ta, bir sürü kanalda yayınlanmış. Ama ben ilk Cine 5’te keşfettim. Şifreli kanal olayı çok gizemli gelirdi bana o zamanlar. Bu diziyi de şifresiz olduğu için kaçırmazdım. Daha sonra Kanal D’de Colin’s markasının sponsorluğunda izledik. Dizi bittikten sonra mıydı öncemiydi tam hatırlamıyorum ama Şebnem Dönmez sorular sorar ve hediyeler dağıtırdı. Bir ara da Kanaltürk yayınladı galiba, ama hiçbir kanal 10 sezonun tamamını yayınlamadı ve hep yarım yamalak kaldı. İnsan düşününce, dostlarını geçmişte bırakmış gibi geliyor. Donna, Brandon, Brenda, Andrea, Kelly, Dylan, Steve ve David, ana karakterler, sanki ailemizden gibiydiler. Asi ve özgür gençler. Onları izleyip özgürlüklerine gıpta ile bakardık. Onların giydiklerini giymek, onların arabalarını kullanmak, hatta onlar gibi olmak isterdik.

80’li jenerasyonun gençliği bu dizi ile geçmiştir diyebilirim. Kızlara “Dylan mı Brandon mı?”, erkeklere de “Brenda mı Kelly mi?” diye sorarsanız mutlaka verecek bir cevapları vardır. Ben Brenda derim tabii, Kelly’ye oldum olası ısınamamıştım. Tavşan dişli karaktersiz insan işte. Dylan’ın maceraperest ve vurdumduymazlığı da iyiydi ama Brendon’ın ayakları sağlam basıyordu ve herkes tarafından seviliyordu. Vay be, nasıl da karakter analizleri yapmışım eskiden :)




Bu dizideki en patetik karakter Donna’ydı. Drama Queen! David’le seks yapsın mı yapmasın mı? Kafasında bir tek bu vardı zavallı kızcağızın ve bütün sezonları yayınlamadıkları için kaç sene sonra birlikte oldu David’le hala bilmiyorum. Sadece 10. sezon final bölümünde evlendiklerini biliyorum. Bu arada Donna’yı canlandıran çirkin yaratık torpil kraliçesiydi. Babası Aaron Spelling dizinin yapımcısıydı ve kafadan başrollerden biri onundu zaten.

Ayrıca, bu dizinin oyuncuları “one hit wonder” gibiydi. Beverly Hills’ten sonra hiçbiri çok ünlü olamadı. Kariyerlerini genç yaşta hızlıca tırmandılar ve bu diziden sonra yavaş yavaş başarı merdivenlerinden indiler.

Kombinasyon ve permütasyon yardımıyla dizideki sevgili olma durumunu gençlik dizilerine Beverly Hills getirdi herhalde. Herkes birbiriyle çıkmıştır bu dizide. Daha sonra tüm gençlik dizilerinde devamı geldi bu sevgililik denklemlerinin.

Geçen aylarda bir bölümünü izleyeyim dedim, yarım saat anca dayanabildim. Kafaya kadar çekilen yüksek belli kotlar, çuval gibi kazaklar ve tiftiklenmiş aslan yelesi saçlar göz yoruyordu. Bir de 10 yıl önce "trendsetter"dı bu dizi. Her şey zamanında güzel tabii. Zaman hızlı geçiyor, yanında her şeyi alıp götürse de geriye baktığımızda gülümseme kalıyor suratlarımızda.