Catherine Hardwicke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Catherine Hardwicke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2009 Pazartesi

Twilight Film Mi Dizi Mi?

Twilight filminde büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Bir film bekliyordum ve 1 sezonluk vampir gençlik dizisi ile karşılaştım. Okula yeni başlamaktan tutun sezon sonu balosuyla biten komple 1 sezonluk vampirli “One Tree Hill" dizisi. Hiç abartmıyorum, "One Tree Hill" dizisi vampir filmi olsaydı "Twilight" olurdu başka bir şey olmazdı.

Böyle boş bir film, kötü diyaloglar ve kötü oyunculuklar. Gerçi oyunculuk var mı o da tartışılır. Vampirlerimiz cool bakışlarını atmaktan başka ne yaptılar ki? Muhtemelen dizi olacaktı ama son anda True Blood dizisi ortaya çıkınca 180 derece dönüp film yapmaya karar verdiler. İyi de ettiler tabi, ergen kızlarımız “Edward, Edward!” diye orgazm çığlıkları atmaya başladı bile.

True Blood dizisini film yapsalardı daha mükemmel bir film olurdu inanın bana. Hele True Blood'taki görsel efektler 1000 basar Twilight'a. Filmde bir ağca tırmanmaları var gülmekten ölürsünüz. Güya romantik bir sahne! Amele gibi Bella'yı sırtına alıyor Edward ve amele gibi taşıyor kızı dağlarda, taşlarda. Bir ara çok güldüm bu ağaca tırmanma sahnesinde. Kaplan ve Ejderha filmi geldi aklıma, ama o filmdeki estetik yoktu tabii! Taştan taşa sekmeleri, atlamaları vardı onlar da çok komikti. Ayrıca anlamlandıramadığım bir beyzbol sahnesi vardı, yönetmen ne yapmaya çalışmış belli değil. Efekt yapmaya çalışmış olmamış, action yapmaya çalışmış olmamış, hiçbir şey olmamış. Sahnenin en iyi tarafı fonda çalan Muse grubunun “Supermassive Black Hole” şarkısıydı. Bu gaz şarkıda nasıl gaz bir sahne çekilirdi anlatamam. En azından Harry Potter filmindeki “quidditch” sahnelerini izleseydi amatör yönetmenimiz Catherine Hardwicke, belki biraz işini görürdü.

Heroes sosu da katmışlar filme. İyi vampir kızımız Alice, geleceği görüp kara kalem çalışmalarıyla geleceği betimleyebiliyor. Başkarakterimiz Edward da (Robert Pattinson) zihin okuyabiliyor, ama insanların aklından geçen konuşmaları seyirci duysun diye hiç kasmamışlar. True Blood'ta o zihin karmaşasını seyirci bile yaşıyordu izlerken. Vampirlere biraz yetenek verelim demişler, ama ne yeteneği iyi tasvir edebilmişler ne de yansıtabilmişler.

Serinin 3 kitabı daha varmış. Bu da demek ki 3 sezonluk sıkıştırılmış dizi versiyonlarını beyazperdede yine izleyebileceğiz. Ama sıkıştırılmamış daha kaliteli bir vampir dizisi isterseniz, True Blood derim başka bir şey demem.

Dip Not: Filmin afişi bile rezalet :)