Dostlarımla gün geldi entrikada Dawson's Creek'i, Cesur ve Güzel'i ve Yalan Rüzgarı'nı geçtik, gün geldi komedide Friends'i, How I Met Your Mother’ı zorladık, gün geldi Prison Break gibi maceradan maceraya koştuk. Sitcom gibi olmasa da yaşamımız tüm dizilerden bir çeşniymiş onu farkettik.
Dedim ya hep sit-com olsun istemişimdir hayatımız diye, çok geç keşfettiğimiz How I Met Your Mother’ı izlerken hiç de sit-com’lardan geri kalmadığımızı anladım. Çünkü herkesin hayatında mutlaka Friends, Dawson’s Creek ve How I Met Your Mother gibi anlar ve hatıralar olmuştur. Mutlaka fiks bir mekan ve fiks dostluklar vardır. Kendimizle özleştirdiğimizde How I met Your Mother’ı daha çok seviyoruz bu yüzden.
Geçen Cuma mesela, Daisy’nin Berlin’den gelişini smoothie gecesi ile kutlarken birden spontane bir şekilde gecenin ilerleyen saatlerinde “sandwich” gecesine dönüştü. “Sandwich” derken ne demek istediğimi diziyi izleyenler bilir tabii :) Talihsiz Şeyler Kişisi büyük bir özenle “sandwich”leri hazırladı. Bizi görmeniz gerekirdi ama, “obur” çocuklar gibi “sandwich” sırası bende diye küçük bir savaş oldu aramızda :) Spontan gelişen olaylar tedirgin olup gerilmeme neden olsa da bu spontanlık çok güzeldi.
Dostluk güzel şey be dostlar :)




