bölüm 16 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bölüm 16 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2009 Salı

Ayranı Yoktur İçmeye Morgan’la Gider Haliç’e!

Dram bulutları dağılmaya başladı da günlük güneşlik komedi yüzünü gösterdi. Bu bölüm güzeldi gerçekten. Dram da dozundaydı, çekimler de güzeldi. Yönetmen farklı kamera teknikleri kullanmaya başlamış. Kaos etkisini iyi yarattı polisler Yiğit’i almaya geldiklerinde.

Halim’le Seyhan’ın durumu içler acısı. İnsan ilişkileri gerçekten ipin ucunda onu görüyorum. Hayır, zaten biliyoruz hepimiz, ama görmek istemiyoruz nedense. Sevgililer birbirlerini ne kadar çok sevse de biri hep fazla sever ya, olan da hep o fazla sevene olur. Seyhan bir kalemde atsa da Halim “Ömür geçti be, pat diye kestirip nasıl anlatayım” deyişi hep bu fazla sevmekten. Erkeklere güvenmeyen kadınların içine belki umut doğuyordur Halim gibi örnekleri gördükçe. Ama insan bu, hep acı çektirenin peşinde.

Meliha’nın kendi kendine yıldönümü kutlamasına Feride ve Seyhan çok güldü ama benim içim çok burkuldu. Seven insan böyle işte, hatıralardan kendi kişisel arşivini kurar küçük dünyasında.

Küçüklüğüm aynı Mertcan gibi geçti benim de. Gerçi kimin geçmemiştir ki? “Büyüklerin işine karışılmaz. Sen küçüksün anlamazsın. Sana söz düşmez”. Ayakta uyutmaya çalışırlardı bizi de hepimiz cin gibiydik her şeyi anlardık. Gizli gizli dinlerdik, ipuçlarını birleştirirdik, öğrenirdik her şeyi. Bizi de bir şey bilmiyor zannederlerdi. Belki de küçükler bu yüzden cin gibidir hep. Önüne sunulmaz bilgiler. Çocuk inceler, araştırır öyle ulaşır sonuçlara. Olan büyüklere olur tabi, çocuk IQ’sunu geliştirirken büyükler yerinde sayar.

Mertcan’ı neşelendirmeye çalışmaları Mertcan’dan çok beni neşelendirdi. Meliha’nın çizdiği evin çatısını beğenmeyen Feride “Abla çatıyı yamuk çizdin” dediğinde Meliha yapıştırıyor cevabını: “ Onun modeli öyle, İsviçre çatısı” :)

Kenan’ın solaryum işine soyunması Feride’yi bronzlaştıracak, pardon yakacak sanırım : ) Olan Feride’nin 10 bin lirasına olacak, Kenan batacak yine. Ama matrak şeyler de çıkabilir bu işten. Mesela bütün mahalle, Meliha, Feride, Kenan, Seyhan da dahil olmak üzere solaryum sevdasına kapılıp havuç renginde dolaşabilirler. Düşüncesi bile komik :)

Ali de sonunda Morgan’ını kavuştu, gezdirdi Seyhan’cığımızı. Para pul yok ama aşk var : ) Dizi olarak başka bir tabuyu daha kırdı sanırım Canım Ailem. Seyhan ile Ali öpüşürken arkada alkış tutan insanlar. Hep özenmişimdir böyle Amerikanvari sahnelere ve Türk dizilerinde de olsun istemişimdir. İnsanların aşka ve sevgiye sokakta alkış tutmaları çok güzel.