fox etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fox etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2008 Çarşamba

Yeni Bir Yıl ve Yeni Diziler

Herkes yeni yılla ilgili bir şeyler yazarken benim yapmamam ayıp olurdu herhalde. 2008 berbat bir sene olduğu için 2008 retrospektifi yapamayacağım maalesef, geçmiş geçmişte kaldı biz bakalım önümüze :) (diziler yayın tarihine göre kronolojik olarak sıralanmıştır)

Lie to Me (FOX) 21 Ocak 2009
“Deception expert” yani insanların kandırıp kandırmadığını anlayan kişi olarak uzmanlaşmış Dr. Cal Lightman’ın oluşturdğu takım, FBI’dan tutun da kurumsal firmalara kadar uzanan bir müşteri yelpazesi vardır. Doğru ve yalanı bulma konusunda bir numara takımdır. Sezonun en ilginç yapımlarından biri olacak gibi, ama dizide biraz Monk kokusu var. Sonuçta Monk da anlıyordu birisinin yalan söyleyip söylemediğini. Daha profesyonel bir ekip olsa da artık diziler de birbirinin tekerrürü herhalde. Belki de hiç orijinal konu kalmadı senaristlerde.

Dollhouse (FOX) 13 Şubat 2009
Dollhouse, parası bol insanların dileklerinin yerine geldiği gizli ve yasal olmayan bir yer. “Aktifler” olarak tanımlanan ve belli nedenlerden dolayı kendi rızasıyla vücutlarını ve beyinlerini 5 yıllık bir sözleşmeyle vermiş bu insanlar Dollhouse’da kiralanıyorlar. Sevgili, katil, casus veya istenen kişi olarak programlanan bu insanlar, görevi bitince de her şeyi unutuyor. Aktifler’den biri olan Echo artık tabula rasa olmadığını ve geçmişine ait flashbackler yaşadığını fark edince olaylar gelişiyor. 2009’un en iddialı bilim kurgu dizilerinden biri olan Dollhouse geçen seneden beri sabırsızlıkla beklenen yapımlardan biri.

Castle (ABC) 9 Mart 2009
Ünlü polisiye roman yazarı Richard Castle kitabındaki başkarakterini yeni öldürmüştür ki sıkı hayranlarından birinin kitaplarındaki cinayetleri takip ederek dehşet saçmaya başladığını öğrenir ve olaylar gelişir. Stranger Than Fiction (Öldürme Beni) ve Basic Instict’i (Temel İçgüdü) harmanlayıp dizi yapmışlar sanırım. Bakalım göreceğiz nasıl olduğunu.

Cupid (ABC) 24 Mart 2009
1998 yılında çekilmiş dizi o zamanlarda çok tutmamış ve rafa kaldırılmış. Zamanında Entourage’dan tanıdığımız Jeremy Piven tarafından oynanan Cupid’i bu sefer Rob Thomas canlandırıyor. Dizi, Zeus tarafından dünyaya cezalandırılmak için gönderildiğine ve kendisinin Cupid yani Aşk Tanırısı olduğuna inanan bir adamın hikâyesini anlatıyor. Ceza olarak da sihir kullanmadan 100 çifti aşık edecekmiş. Niye bunu çekme kararı aldılar anlamadım, zaten hali hazırda CW kanalının Valentine dizisi var ve konu olarak birbirlerine çok yakın.

The Unusuals (ABC) 8 Nisan 2009
Polisiye türünün ilk komedi-drama dizisi bu olacak sanırım. Ally McBeal’in polis versiyonu diyebiliriz.

Harper’s Island (CBS) 9 Nisan 2009
Bir grup arkadaş ve birkaç aile, Seattle’ın dışarısında yer alan adaya bir düğün için giderler ve gerilim dolu günler başlar. Bu adada 7 yıl önce öldürülen insanların gizemi hala çözülmemiştir ve onların adaya gidişiyle ölümler yine başlayacaktır. Bu gerilim dizisi de 2009’da ihtiyacımız olan gerilimi verecek sanırım : )

Bu dizi vesilesiyle de hepinizin yeni yılını kutlar, nice sağlıklı ve mutlu yıllar dilerim. Şerefeeee! :)

28 Kasım 2008 Cuma

House MD Sezon 5 / Epizod 9 - Son Çare



Uyarı! Ciddi spoiler içerdiğini belirtmek istiyorum.

House MD, 5. sezon 9. epizodu en heyecanlı epizodlardan biriydi. Hastanede ilgilenilmeyen kızgın hasta yanında rehine hastaları alarak Dr. Cuddy’nin ofisine gider. Dr. House (Hugh Laurie) her zamanki gibi Cuddy’yi çıldırtmak için ofisinde iş üzerindedir ve rehinelerle birlikte hasta kişi odaya girer. Evet, hastayken hastalığımızdan,ağrı ve semptomlardan kurtulabilmek için gerekirse adam öldürebilecek kıvama geliriz. Adam da o duruma gelmiş artık, tanı ve tedavi istiyor. 16 doktor ve yıllardır süren testler hiçbir işe yaramamış. Odada da tüm tanıların efendisi, tedavilerin ustası House var tabii. Süper kahraman gibi olayı çözmesi gerekiyor masum hayatları kurtarmak için. Bu arada “Dog Day Afternoon’u yeniden mi çekiyorsun tedavi olmak için?” esprisi gayet şıktı. (Dog Day Afternoon, 3 çaylağın banka soyması üzerine bir suç-drama filmiydi hatırlarsanız.)

İlk teşhisi koyduktan sonra Cuddy (Lisa Edelstein) yardımı ile ilacı alır, ancak kızgın hasta düzenbazlık istemediğinden başka birinin üzerinde denenmesini ister. House, başka birinin üzerine dener ve iğne yapılan kişi bayılıp şoka girer. Kandırıldığını sanan hasta da rehinelerden birinin ayağına sıkar. House bütün ekibini toplayarak konferans görüşmesi ile incelemeye başlar hastayı. Bu bölüm gerçekten acımasız olmuş. İstenen her ilaçtan 2 tane getiriliyor ve çeşnicibaşı gibi Thirteen ilaçları denemeye başlıyor.

Hasta dersine iyi çalışmış ayrıca, çünkü toksik incelemesi için Kutner (Kal Penn) ve Taub (Peter Jacobson) evine gittiğinde her şeyin hazır olduğunu görür. Ne hasta ama! Kullandığı tüm ilaçları, bitkileri, dosyaları, ıvır zıvırları evinde masasının üzerine dizmiş incelesinler diye.

Dr. Chase (Jesse Spencer), "her eli silahlı kişiye yardım ediyor olacaksak ben bu işte yokum" diye ekipten çıktı. Neden dizi senaristleri ona fazla rol vermiyorlar anlamış değilim. Bu bölümde başka birisi, örneğin Kutner’ı “ben kabul etmiyorum” diye öne sürebilirlerdi. Zaten Chase’in 4. ve 5. sezonda adamakıllı rolü yok, ki 3. sezonun bitimine kadar yıldızlardan biriydi. Ama şimdi sadece 1–2 dakikalık rolleri var. Neden diziden ayrılmıyor ki? 2 dakikalık rol mü olur canım?

Ne kadar bencilce değil mi, kendi hayatını kurtarmak için ilaçları başkasını üzerinde deneten, katilce öldürmeye çalışan, hastalığından kurtulamaya çalışan bir deli. Karnıma ağrılar girdi izlerken, silahı alıp poposunda patlatmak istedim.

Kanser olabileceği düşünüldü, ama röntgen yapılması gerekiyordu. Bu nedenle 2 rehine vererek anlaşma sağladı hasta. SWAT ekipleri dışarıda olduğu için, hasta ortada olacak şekilde birbirlerini bağlayarak etten duvar oluşturdular ve radyolojinin yolunu tuttular. Panic Room filmi gibi tek odada çekim yapılmasından kurtuldular böylece. Bu arada, daha önce Damages ve True Blood’ın bir bölümünden Baş Vampir olarak tanıdığımız Zeljko Ivanek hastayı oynuyordu ve gerçekten iyi bir seçim. Solgun yüzü ve morarmış gözleriyle hastalıklı ve vampir rollere gerçekten çok uyuyor.

Radyoloji odasında röntgen çekilemedi doğal olarak, hasta silahlı bir şekilde röntgene girdiği için. Silahını almayı ikna etti House ve röntgende tümör olmadığı anlaşıldı. House her zamanki gibi sıradan bir doktor olmak istemediği, yanılma onun kitabında olmadığı için silahı geri verdi teşhislerine devam edebilmesi için.

House tüm tanılarında yanıldı ve çeşnicibaşı olarak kendini kullandırtmaya izin veren Thirteen’in (Olivia Wilde) böbrekleri iflas etti. Diğer rehinelerin bazıları kaçtı ve bazıları da ilaç alabilmek için takas edildi, odada Thirteen, hasta ve House kaldı sadece. Son bir tanı daha koydu House, ama ilacı alabilmesi için House’ı yolladı bu sefer hasta.

Thirteen’in performansı müthişti, “Ölmek istemiyorum” derkenki yaşama isteğini kanımda hissettim. Bu epizod gerçekten inanılmazdı. 4. sezon 15. epizod “House’s Head” ten sonraki en iyi epizodtu ve normalinden 10 dakika daha uzun sürdü.


Ve final sahnesi; hasta yakalanır, House slow motionda hastaya bakar ve işaretle nefes almasını ister. Hasta rahat bir şekilde nefes alarak minnettarlığını bakışlarıyla gösterir. Hastanın tanısı melioidozistir. Thirteen diyalize yatırılır ve Foreman’in (Omar Epps) önerdiği Huntington ilaç testine katılmayı kabul ederek yaşamayı seçer. The End :)