damages etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
damages etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2009 Pazartesi

Damages

Dikkat! Az biraz spoiler içerir :)

Hiçbir dizinin sezonunu bitirdikten sonra bu kadar etkilenmemiştim. Damages’ın 1. sezonunu izledikten sonra bir hafta kendime gelemedim. İnsanlara güvenmemeye başladım ve bana kazık atacaklar diye paranoyalara girdim.

Dizinin temposu müthiş, her bölüm sonu öyle bitiyor ki devam bölümünü de izlemek istiyorsunuz. 13 bölümü 2 gecede bitirdim o yüzden. Kurgusu, konusu, oyuncuları tek kelime ile harika! Abartıyorum gibi gelebilir ama drama dizi Top 10’umda Lost’un yerini alarak 1 numaraya geçti köftehor :)

Bu dizide kimse kimseye güvenmiyor, herkes bir bok karıştırıyor zaten. B planını bırakın, insanların C ve D planları bile ceplerinde hazır. Soluk soluğa geçiyor her bölüm.

Dizinin konusunu da kısaca anlatmak gerekirse The Devil Wears Prada’nın daha kanlı, daha dişli ve daha acımasızı diyebilirim. Zalim patron rolünde Meryl Streep yerine Glenn Close var ve canlandırdığı Patty Hewes dizi literatürüne geçer. Öyle bir bir avukat ki insanın ödünü patlatır entrikalarından. Öyle mükemmel bir oyuncu ki Glenn Close, dağlara taşlara destanı yazılır. Hele sezon finaline doğru bir ağlama sahnesi var kumsalda, tüylerim diken diken oldu izlerken, korktum, ürperdim. 32 Emmy ve 45 Golden Globe attım ekrana doğru oturduğum yerden.

Devil Wears Prada’da eziyet edilen Anne Hathaway yerine de Hukuk Fakültesinden yeni mezun çaylak avukat rolünde Rose Byrne var. O da rolünün hakkını veriyor fazlasıyla. Oyunun kurallarını acı çeke çeke öğreniyor.

2. sezonu 7 Ocak’ta başlıyor, muhtemelen o da 13 bölüm sürer. Hazır box seti de çıkmışken bu diziyi izleyin, titreyin ve kendinize gelin diyorum başka bir şey demiyorum : )

6 Aralık 2008 Cumartesi

Box Set Furyası

Yine yepyeni boxsetlerimiz D&R raflarında yerlerini aldı. (Sanki başka dükkan yokmuş gibi neden sadece D&R dedim ki? Tamam, tamam, itiraf ediyorum, ben D&R bağımlısıyım. Günde en az bir doz gidip almalıyım:) Üzerime box setleri boşaltsınlar, alnıma DVD’leri yapıştırsınlar istiyorum, o derece bağımlıyım yani :)

Yeni box setler olarak House MD, Ugly Betty, Weeds, Damages ve Law and Order: Special Victims Unit'in 1. sezonu, Heroes'un 2. sezonu ve Alias, Grey's Anatomy ve Angel'ın 3. sezonu piyasaya çıktı.


Kanal D’nin DVD sektörüne girmesine başta yadırgıyordum, ama şimdi alıştım. Hele hele 20 ytl’lik güzelim dvd’leri 5’e ve 2.5 ytl’ye satmasından sonra hepten gözüme girdi.

Ama takdir etmediğim bir konu var Kanal D Home Video ekibinin; nasıl dünyanın en dandik filmlerinin dvd’sini çıkartırsınız ya! Ve nasıl en kötü filmleri bile metal kutuya koyabilirsiniz anlamıyorum hala. Kanal D’nin ürün yönetimine ihtiyacı var açıkçası, ben bu yönetimin parçası olmayı çok isterim ve beni alırlarsa söz veriyorum ki hep çok satan en iyi filmleri getireceğim:) Kanal D hep hatalı ürünler çıkarıyor, mesela Law And Order: Special Victims Unit’i niye çıkarırsın ki? Alan olacak mı gerçekten? Şu anda 10. sezonu oynuyor, 10 sezonu da getirecekler mi yani, o da başka problem! Önünü göremeyen bir zihniyet işte. Tiglon’un Alias ve Angel’ı çıkarmasını da desteklemiyorum. Modası geçti gibi geliyor bana o dizilerin.

Kanal D Home Video’nun en iyi box seti kuşkusuz House MD. Ayrcıca Tiglon’un Ugly Betty ve Grey’s Anatomy 2. ve 3. sezonu ve Sony’nin Damages’ı da çok iyi seçim, tebrik etmek lazım onları.

Yeni çıkan Box Set'ler :









Bir de bu firmalara seslenmek istiyorum; 90 ytl bir sezon için çok pahalı değil mi sizce?! Daha sonra bol keseden indirim yapacağınıza direkt uygun bir fiyattan satın ki sürümden kazanırsınız? Ama nerdeeeee?

28 Kasım 2008 Cuma

House MD Sezon 5 / Epizod 9 - Son Çare



Uyarı! Ciddi spoiler içerdiğini belirtmek istiyorum.

House MD, 5. sezon 9. epizodu en heyecanlı epizodlardan biriydi. Hastanede ilgilenilmeyen kızgın hasta yanında rehine hastaları alarak Dr. Cuddy’nin ofisine gider. Dr. House (Hugh Laurie) her zamanki gibi Cuddy’yi çıldırtmak için ofisinde iş üzerindedir ve rehinelerle birlikte hasta kişi odaya girer. Evet, hastayken hastalığımızdan,ağrı ve semptomlardan kurtulabilmek için gerekirse adam öldürebilecek kıvama geliriz. Adam da o duruma gelmiş artık, tanı ve tedavi istiyor. 16 doktor ve yıllardır süren testler hiçbir işe yaramamış. Odada da tüm tanıların efendisi, tedavilerin ustası House var tabii. Süper kahraman gibi olayı çözmesi gerekiyor masum hayatları kurtarmak için. Bu arada “Dog Day Afternoon’u yeniden mi çekiyorsun tedavi olmak için?” esprisi gayet şıktı. (Dog Day Afternoon, 3 çaylağın banka soyması üzerine bir suç-drama filmiydi hatırlarsanız.)

İlk teşhisi koyduktan sonra Cuddy (Lisa Edelstein) yardımı ile ilacı alır, ancak kızgın hasta düzenbazlık istemediğinden başka birinin üzerinde denenmesini ister. House, başka birinin üzerine dener ve iğne yapılan kişi bayılıp şoka girer. Kandırıldığını sanan hasta da rehinelerden birinin ayağına sıkar. House bütün ekibini toplayarak konferans görüşmesi ile incelemeye başlar hastayı. Bu bölüm gerçekten acımasız olmuş. İstenen her ilaçtan 2 tane getiriliyor ve çeşnicibaşı gibi Thirteen ilaçları denemeye başlıyor.

Hasta dersine iyi çalışmış ayrıca, çünkü toksik incelemesi için Kutner (Kal Penn) ve Taub (Peter Jacobson) evine gittiğinde her şeyin hazır olduğunu görür. Ne hasta ama! Kullandığı tüm ilaçları, bitkileri, dosyaları, ıvır zıvırları evinde masasının üzerine dizmiş incelesinler diye.

Dr. Chase (Jesse Spencer), "her eli silahlı kişiye yardım ediyor olacaksak ben bu işte yokum" diye ekipten çıktı. Neden dizi senaristleri ona fazla rol vermiyorlar anlamış değilim. Bu bölümde başka birisi, örneğin Kutner’ı “ben kabul etmiyorum” diye öne sürebilirlerdi. Zaten Chase’in 4. ve 5. sezonda adamakıllı rolü yok, ki 3. sezonun bitimine kadar yıldızlardan biriydi. Ama şimdi sadece 1–2 dakikalık rolleri var. Neden diziden ayrılmıyor ki? 2 dakikalık rol mü olur canım?

Ne kadar bencilce değil mi, kendi hayatını kurtarmak için ilaçları başkasını üzerinde deneten, katilce öldürmeye çalışan, hastalığından kurtulamaya çalışan bir deli. Karnıma ağrılar girdi izlerken, silahı alıp poposunda patlatmak istedim.

Kanser olabileceği düşünüldü, ama röntgen yapılması gerekiyordu. Bu nedenle 2 rehine vererek anlaşma sağladı hasta. SWAT ekipleri dışarıda olduğu için, hasta ortada olacak şekilde birbirlerini bağlayarak etten duvar oluşturdular ve radyolojinin yolunu tuttular. Panic Room filmi gibi tek odada çekim yapılmasından kurtuldular böylece. Bu arada, daha önce Damages ve True Blood’ın bir bölümünden Baş Vampir olarak tanıdığımız Zeljko Ivanek hastayı oynuyordu ve gerçekten iyi bir seçim. Solgun yüzü ve morarmış gözleriyle hastalıklı ve vampir rollere gerçekten çok uyuyor.

Radyoloji odasında röntgen çekilemedi doğal olarak, hasta silahlı bir şekilde röntgene girdiği için. Silahını almayı ikna etti House ve röntgende tümör olmadığı anlaşıldı. House her zamanki gibi sıradan bir doktor olmak istemediği, yanılma onun kitabında olmadığı için silahı geri verdi teşhislerine devam edebilmesi için.

House tüm tanılarında yanıldı ve çeşnicibaşı olarak kendini kullandırtmaya izin veren Thirteen’in (Olivia Wilde) böbrekleri iflas etti. Diğer rehinelerin bazıları kaçtı ve bazıları da ilaç alabilmek için takas edildi, odada Thirteen, hasta ve House kaldı sadece. Son bir tanı daha koydu House, ama ilacı alabilmesi için House’ı yolladı bu sefer hasta.

Thirteen’in performansı müthişti, “Ölmek istemiyorum” derkenki yaşama isteğini kanımda hissettim. Bu epizod gerçekten inanılmazdı. 4. sezon 15. epizod “House’s Head” ten sonraki en iyi epizodtu ve normalinden 10 dakika daha uzun sürdü.


Ve final sahnesi; hasta yakalanır, House slow motionda hastaya bakar ve işaretle nefes almasını ister. Hasta rahat bir şekilde nefes alarak minnettarlığını bakışlarıyla gösterir. Hastanın tanısı melioidozistir. Thirteen diyalize yatırılır ve Foreman’in (Omar Epps) önerdiği Huntington ilaç testine katılmayı kabul ederek yaşamayı seçer. The End :)