17 Mart 2009 Salı

Kod Adı: Zehra!

Çifre kumrular gününde sevgilisini alan kendini dışarı attı. Buluşmalarda ne kadar klişe yapılacak şey varmış, resmen gözümüze soktular bu akşam. Boğaza gitmeler, sinemada film izlemeler, filmi izlerken el ele tutuşma çabaları, kâğıt helva romansı, Sultanahmet ziyaretleri ve kebapçılar. Tüm klasikler bir bir sıralandı. Millet olarak çok sıkıcıyız sanırım. Yok dizi değil, biz sıkıcıyız. Ne zaman değişiklik yapıp at binmeye gittik ki? Kapalı havuza yüzmeye gittik mi hiç? Safranbolu’ya kaçıp köy evinde kahvaltı yaptık mı? Ya da Sapanca’da Spa masajı yaptırdık mı? Ağva’da çıplak ayaklarımızla yürüdük mü? Yooo, cevap belli. Hayır! Varsa yoksa aynı şeyler!

Seyhan, Irazca’nın önerilerini dinlemiş olacak ki kendini concealer'a vurmuş. Valla morluklardan ve torbalardan iz yoktu bu sefer. Ben de concealer’ın ne olduğunu bilmiyordum öğrenmiş olduk hepimiz :) Bu bölümü arkadaşlarımla izledim ve toplu bir şekilde izlemek de keyifliymiş. Kız kankim “Dudağı yılık kadınları oynatmak çok moda oldu bu sene” dedi Seyhan’î göstererek. Aval aval baktık ne dediğini anlamadan. Hemen açıkladı tabi “1 ay biriyle öpüşmüş de dudakları folloş olmuş kadınlar” dedi :)

Seyhan’ın üzerine yoğunlaşmışlar bu bölümde. Yatak sahnesi çok eğlenceliydi. Gelen mesaja “Bankanın teki. Ekstra puan veriyorlarmış” demesi ve üzerine Feride’nin “Kız, cevap mı yazıyorsun bankaya” diye atışmaları unutulmaz sahnelerden bir tanesiydi. Bir ara, Seyhan’a duble kurşun dökerlerken herkesin şüphelendiği Zehra’nın mesajını gören Feride, Seyhan’ın lezbiyen olduğunu düşünecek zannettim. Ben mi çok fesatım onu da anlamadım, ama diziye 2-3 bölüm lezbiyenlik şüphesi düşseydi hoş olmaz mıydı? Hatta çok entrikalı olurdu. Kızkardeşim lezbiyen olsa ne olurdu vicdanını da yaşatırdı herkese. Diziye ayrı bir heyecan katardı işte. Meliha, “Lezbiyeeeen, Lezbiyeeeen” gibi bağrıp dururdu Samim’e : ) Amaa nerdeee, aile dizisi ya, toz konduramazlar şimdi böyle şüphelere.

Aile dizisi dedik de bilardo sahnesi aklıma geldi. Çok fazla yabancı dizi izlediğimden herhalde “bilardo fantezi” sahnesi bekledim yine kendi kendime :) Bilardo oynarken hafif erotik dokunuşlar falan derken “yine aile dizisi, yine aile dizisi.”

Metroda Seyhan, Ali, Samim ve Meliha’nın birbirlerini görme tehlikesi de çok heyecanlıydı. Seyhan yerlere attı kendini, biz de heyecandan ekrana kilitlendik. Dizinin dış mekan çekimleri gerçekten güzel. Bir kere bile iğreti duran vatandaş girmedi kadraja. Oyuncuların hepsi de figüran olamaz değil mi? Bir metro dolusu kişiyi nerden bulacaklar ki?

Eda’nın dramasını işlemeye çalıştılar ama o kadar başarılı değildi. Türk dizi sektörü hala ergen dramasında başarılı değil. Bursu geri vermesi iyi şeylere vesile olacak ama. Yani en azından 2 okul arasında mekik dokuyan senaryo ekibi, olay yaratma konusunda kendini paralamayacak. Tek okulda her şey daha güzel olacak.

Geçen hafta söylediğim gibi solaryum bronzluğu komik oldu ama beklediğim gibi değildi. Feride’nin kırmızılığını abartıp daha komik yapabilirlerdi. Hatta 2-3 makine olsaydı da 3 kişi daha yengeç gibi olsaydı daha komik olabilirdi. Yine de Feride’nin hakkını veririm. İkinci defa solaryuma girerken “Start’a bascam değil mi?” deyişi ve solaryum çıkışı “Esmer bomba” hali olaydı. Yüzüne sırıtan Mertcan’a da haddini bildirdi. :) Bu bölüm güzeldi ya. Az dram, bol komedi. İşte sevdiğim formül : )

5 yorum:

Popüler Yorum dedi ki...

bence 17 bölümün en iyisiydi bu bölüm, hem çok güldüm hem de köfteci sahnesinde yine hüngür hüngür ağladım. nedenini bilmiyorum sanırım depresyondayım ben:)

sabaha karşı da olsa illa girip okuyacağım yorumunu yani adetten oldu ne güzel bişey bu :)

ellerine sağlık:)

Üfürükten Prenses dedi ki...

bu bölüm çok güzeldi,dram az olunca daha keyifli oluyor senin de söylediğin gibi bu diziye dram yakışmıyor..

-eda'nın ilk defa başarısız bir performans sergilediğini düşünüyorum,kötü oynadı,tripler,bunalımlar,doğal değil..

-eda'nın flört ettiği çocuk furkan sanırım,bence çok başarılı..garip bir havası var,hoşuma gidiyor..

-halim kafayı sıyıracak ama hadi hayırlısı..ben böyle anlayışlı erkek görmedim ya,bir erkek istediğini elde etmeyince çirkinleşir,kabalaşır.. halim maşallah ingiliz kraliyet ailesinden gelmiş..

-ali'ye gıcık olmaya başladım,serseri fakat sevilen delikanlı tavrı hoşuma gitmiyor,erkekleşiyor falan "halim'in ne işi var burada" sorular? geri,nikantan döndü kızla,sen popona bakmadan çekip gittiğinde,değil mi ama?

-meliha'nın fingirdek hallerini sevmiyorum..ona asabilik yakışıyor,gergin olacak,sayacak sövecek.. aşk böcüğü halleri sıkıcı..

-erkek güzeli'nin anası ne nemrut kadın ya,ana -oğul kafalarını tokuştururdum ben onların feride'nin yerinde olsam..

-seyhan!da bir ışık var,mutlu ve aşık kız rolünü kotarmış,geçen haftalarda oyunculuğunu itici buluyordum..

-vee önümüzde ki hafta,özetini izledim,daraldım.. ne kasvet ne kasvet!! ağlamalar,çemkirmeler..

post gibi yorum yazılır mı ya :P

dizigunlukleri dedi ki...

Popüler Yorum,

Depresyonlara falan girme haaa, öyle köfteci sahnelerinde ağlanır mı hiç. Sen bize lazımsın, toparlan hemen :)


Üfürükten Prenses,

Furkan, yani Onur Ünsal gerçekten başarılı. Diziye katılması renk açısından da bir canlılık geldi. Valla Ayça daha iyi oynuyor Eda'dan. Keşke Eda rolünü Ayça oynasaydı:)

Halim kafayı yiyip baltayla saldıracak bir bölümde hepsine valla :)

Evet, Meliha'nın süt dökmüş kedi halleri o kadar komik değil ama, Meliha o ya, herşeyini seviyorum onun:)

Erkek güzeli ve anası yorumun çok iyi. Valla ben de eşlik ederim sana tekme tokat :)

Bu süper post/yorum'un için teşekkür ederim. Keyifle okudum :)

Irazca dedi ki...

biz de izlerken, "aaa göz altları kapatılmış bak sürmüşler kıza biraz kapatıcı" diye düşündük.

eh, iyi de oldu ama di mi? :)

minik bir not, feride'mizle minik bir röpörtaj yapılmış, işte şurada:

http://www.gazeteport.com.tr/MAGAZIN/NEWS/GP_416085?ref=f5haber.com

dizigunlukleri dedi ki...

Irazca,

Kapatıcı sürülmesi çok iyi olmuş:)

Evet gazetelere ropörtaj veriyorlar Ezgi Mola ve Şebnem Bozoklu ve hala sıkılmadılar mı acaba? Sürekli aynı soruları soruyorlar. Ben sıkıldım aynı soruları ve benzer cevapları okumaktan.

Bir de Şebnem Bozoklu bu şöhretten sıkılmaya başladı sanırım. Geçenlerde beni çekemezsiniz diye kızmış magazincilere. Cebimden para çalıyorsunuz demiş :)