prison break etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
prison break etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Aralık 2008 Çarşamba

Prison Break 4x16 / The Sunshine State

(Ciddi Spoiler İçerir)

Dizi bu hafta bizi tüm olayların öncesine götürmeye devam ediyor. Self'in adeta Linc'in geçmişini kastederek "Biz yalnızca yakayı ele vermiş birer sahtekarız Lincoln" cümlesinden, Michael'in albümde gördüğü ve flashback'lerle hatırladığı çocukluğuna kadar. Artık tüm gelişmeler hapis günlerinin öncesine kadar geriye döndürüyor hikayeyi...

Öncelikle General'in sözünü dinleyip, Self, T-Bag ve Gretchen'le Scylla'nın peşine düşen Linc'e odaklanıyor dizi. Ekip beraberce Miami'ye gidiyorlar. Sarah ile telefonda konuşurlarken Sucre'nin nerede olduğunu soran Sarah, Linc'in vefasız cevabıyla karşılaşıyor."Defolup gitti". Sanki zorunluluğu var çocuğun. Her işlerine koşturdu, en tehlikeli anlarda yalnız bırakmadı. Derler ya "kırk yıl sırtında taşırsın, bir gün bırakınca bıraktı olursun" diye, aynı o hesap. Sucre sağlam çocuktu, defolup gitmedi, bu kardeşlerin bitmeyen sorunlarından ve sürekli Karl Lewis tadında koşmaktan sıkıldı olsa olsa.

Michael da General tarafından bir eve kapatıldı ki onunla ilgilenecek bir psikologla başbaşa kalsın, adam da ona tuhaf maddeler vererek hafızasıyla oynasın. Psikolog ısrarla şirkete katılmasını, annesinin hayatta olduğunu ve şirketle çalıştığını söylese de Michael bunun altında da bir bit yeniği var diyerek hazırlıklı davranmaya devam etti.Ama bazen bazı zamanlamalar o kadar gerçek dışı çekiliyor ki, insan dizinin gerçekliğini unutuyor kaptırmış giderken. Banyodaki buhar kazanının tam zamanında patlaması, Sarah'nın Michael'ı kurtarmaya geldiğinde yine en tehlikeli anda , saniyelerle yetişmesi. Herşey kılpayı ve hazırlanmış şekilde. Neyse ne diyodum, Linc'in şu iki yumrukla herşeyi halledebileceği özgüveni ve sonra kasıla kasıla yürümesi, her seferinde de tuzağa düşmesine de sinir oluyorum. Yahu sen de bazen bazı şeylerden şüphelenip ona göre adımını atsana. Sanki Michael'la öz kardeş değiller.(Sakın öyle olmasın, şimdi düşündüm) Yine başarısız olunca Self işin başına geçmek istediğini söylüyordu ki kapıdan yine tam zamanlamayla, cümlenin son kelimesinde Mahone girdi. Ve sanırım kardeşleri bu dizide en çok Mahone sevdi. Artık Michael'dan bile daha iyi anlaşıyor Linc Mahone ile. Her işlerine hızır gibi yetişiyor adam eski polis tecrübesiyle.

Bir de çok güldüğüm bir sahne vardı bu bölümde. Self Linc'in elinden kaçırdığı sarışın Tia'yı ararken limandaki adama kendi için yerel güvenlikten Self dedikten sonra, Mahone içinse Bruce Liberace yakıştırması yaptı. Doğaçlama bir sahne gibiydi ve Mahone sadece "no relation" diyebildi o komik yüz ifadesiyle:)

Generalin kızı da bu bölümde insafa geldi. Sarah Michael'ı bulabilsin diye kızı kaçırttı ve gizlice yerini söyledi. Şirkete istifasını vermekle kalmayıp, babasından da intikam almak istiyor sanırım. Eğer gerçekten babasıysa. Bu dizide bir ebeveyn sorunu aldı başını gidiyor galiba:)

T-Bag'in General'le telefonda konuşması da komikti. İspiyonlama kralı T-Bag "Sarah, Michael'ın yerini öğrendi" demek için General'i aradıysa da yalakalığını tamamlayamadan yüzüne telefonun kapatılmasıyla kendine geldi. Yine karizma yerle bir oldu..

Gretchen'e Gretchen kişisi demek istiyorum artık:) Dizinin içinde her yöne oynayabilen bir piyon olduğu için tutuluyor sanırım ama o kadar sürprizsiz ki artık. Ne yapsa, zaten yapabilirdi diyecek duruma geldik, hiç şaşırtmıyor, şaşırtmak isterken. Yine öyle oldu ve kimin tarafında olacağını bilemediği bir anda vuruluverdi bu kez. Scylla'yı kaçıran adamlar yere serilmişken hem de.. Öylece aralarında kalıverdi... Linc, Mahone, T-Bag ve Self'de arkalarına bakmadan uzaklaştılar.

Dizinin sezon finalinin finalinde ise Lincoln'ın cep telefonu çalar, karşısında sessiz kalan kişiye söver ve peşinde olduğunu söyler. O kişiyse elinde Scylla ile gördüğümüz annesidir ve kiminle konuştuğunu soran adama, oğlu Lincoln'la konuştuğunu söyler. Üzgün ve kederlidir. Bakalım gerçekten anneleri mi, herşey Michael'ın dediği gibi bir kurgu olabilir mi, şirket ve annelerinin ilişkisi General'in bahsettiği gibi iyi bir ilişki mi? Görücez bakalım...

Not: Ayrıca bu gelişmelerden sonra Sona'da geçirilen koca bir sezonun gereğini sorgular oldum artık. O sezonun diziye ne getirisi var yorumu olan varsa yazsın lütfen yaa:)

E.K.

17 Aralık 2008 Çarşamba

Prison Break 4x15 / Going Under

Prison Break yeni bölümüyle aksiyonu bu kadar azken de heyecanlandırıp merakta bırakabildiğini ispatlamış oldu. Adeta dizinin zeki hamlelerle başladığı ilk sezona göndermede bulunarak hem de... Ayrıca dizigünlüklerinden dizinin yorumlarını takip edenler yazının sonunda büyük bir sağduyuya da şahit olacaklar, az sonra:)

Gelelim dizi hakkındaki kişisel yorumlara ve gelişmelere,

Michael'ın ameliyatı ile başlayan dizide, Michael'ın operasyon sırasında rüyasında Charles ile karşılaşması ilginçti. Onunla sohbet ederken edindiği ipuçları da sonradan işe yaradı. Charles'ın "cevapları biliyorsun ama henüz farkına varamadın" demesi daha ilginçti ki bu da olayın örgüsünün bütününe bir atıf gibi geldi bana. Önemliydi.

Gretchen'in her en zor durumda kaldığında yaptığı ucuz kadın numaralarını Self yemedi bu kez, ve ona kendini utandırmamasını salık vererek en ağır lafı söyledi zevkle: "bluzunun düğmelerini kapat, gözlerini iyice aç..." Ama tabiki utanmadı Gretchen, artık kendilerinden uzak durmasını isteyen kızkardeşi telefonu kızına uzatınca Self'ten daha ağır bir cümle de kızından geldi, "güle güle teyze"... Bu dizide artık hakikatten en çok sıkan şey Gretchen bence.

Dizinin başından beri Michael kadar zeki biri varsa o da Mahone'dur hiç kuşkusuz. Yakalanıp teslim olmaya götürülürken ihtiyaç molası istedi ve istediğinden fazlasını aldı. Lavabonun borusu işe yaradı, arabanın camını kırarak kaçmasına yardımcı oldu. Ayrıca eski ortağı ajan Lang'in "eski dost düşman olmaz" şarkısını söylercesine yine Mahone'a karşı yumuşaması ve kaçışına gözyumması iyi gelişmelerdi.

Yerleri belli olan Self ve Gretchen buluşma yerinden kaçarlarken, alıcının adamı meçhul alıcıyla konuştu, hatta daha sonra bunun bir kadın sesi olduğunu anladık, kimliğini pek bir merak ettik... (hep babalarından bahsettiğimiz kardeşlerin anneleriyle ilgili gelişmeler olmasın bunlar...)

General Sara'ya "herşey göründüğü gibi değil" derken Charles da rüyasında Michael'a aynı lafı etti. Kilit bir cümle olduğunun altını fosforluyla çizdiler. Ayrıca bir cümle daha vardı ki bunun yazıyla ilgisi yok sadece güzel cümleydi diye buraya not düşelim: "On kişiyi öldürürsen bir seri katil olursun, binlerce kişiyi öldürürsen savaş kahramanı"

Linc'e "Hepiniz benden bişey aldınız ve hepiniz birlikte geri getireceksiniz" diyen Generali bir an Lost dizisinin Ben karakterine benzettim. O da adaya herkesin geri dönmesini bekliyor ya. Ayrıca herşey baştan beri bir kurguymuş havasını verdiler bu bölümde, Lost gibi... Hatta acaba kötüler aslında iyiler mi de dedik, Lost gibi... Ne kadar ortaklıkları varmış iki dizinin dedim içimden...

Ve sayın okuyucu gururla söylüyorum ki bu bölümün sonunda, geçen haftaki ve ondan önceki yorumlarımda bahsettiğim şeyler oluverdi birden, tahminler tutuyor mu ne:)

Yorumlarım arasında "Kişisel olarak da ısrarla Michael ve Linc'in birbirleriyle ya da babalarının içinde bulunduğu ve hala ayrıntılarını net bilmediğimiz geçmişiyle bir hesaplaşmaya gireceklerini düşünmekteyim. Başka herhangi bir şeyin bu dizinin başladığı noktaya ya da daha öncesine dönmesi kadar eğlenceli ve sürprizli olamayacağı kanaatindeyim çünkü. Bu sadece bir tahmin, ya tutarsa? Bahisler açılsın lütfen..." demişim... Michael ve Linc'in karşı karşıya gelmesi, Linc'in annesinin de işin içinde olduğunu öğrenip sanki şirket tarafındaymış gibi davranması, geçmişe hatta olayların en başına doğru göndermeler olması... Flashbacklerle çözümlemeler olsun dedim o bile oldu hapisane sahnelerinde, Bargain koduyla:) Galiba öngörülerim fena değil cidden:)

Bu bölümle ilgili yorumlarımı bitirirken bir şeye daha eklemek istiyorum. Uzun zamandır düşünüyordum Self kime benziyor diye, bu bölümde Sucre söyleyince epey güldüm. Amerika'nın ünlü palyaçosu Bozo, süper yakıştırma olmuş:)

Not: Dizinin biteceğine dair yorumlarımı daha önce yazmıştım. Wentworth Miller'ın Fransız "Canal +" ya verdiği röportaj söylediklerimi doğrulamış sanırım. Röportajda bu sezonun final sezonu olacağını, eğer uzarsa bunun para kazanmak için yapılacağından artık dizinin bir parçası olmak istemeyeceğini söylemiş. Bravo diyorum :)
E.K.

11 Aralık 2008 Perşembe

Prison Break 4x14 / Just Business

Diziler uzatılmak istendiğinde tam da heyecan ve gelişmeler olduğu vakit kahramanlar hayalkırıklığına uğrar ve hayalkırıklığına uğratır. Bu bir kuraldır. Prison Break dizisinde de farklı olmadı. Son üç bölümde coşan ve coşturan; hatta yapımcılarının da açıklamalarına göre bu sezonda bitirilme ihtimali olan dizi, belki de hala yüksek olan ratingleri sayesinde bir sezon daha uzatılmaya müsait hale getiriliyor olabilir.

Bu bölümde olanlara bakarsak, generalin ve şirketin tabii ki sandığımızdan fazla şeyler olduğunu söyleyebiliriz. General, Michael ve Lincoln arasında enteresan bir bağ olabilir, kardeşlerin babaları ile ilgili ortaya çıkması gereken durumlar mutlaka var, uzun zamandır bekliyoruz bunu zaten. Bu bölüm ilk ipuçlarını vermiş olabilir. İlerki bölümlerde bu bölümle ilgili hatırlatmalar yapılması muhtemel.


Self'e gelince, bir karakterin ters köşeye yatırmak deyiminden daha ötelere geçmesi ve "adilik" kavramına görkemli boyutlar getirmesi algılarımızın boyunu aştı bile. Bu para için bile düşülebilecek bir insani durum değil yani, abarttı ve devam ediyor. Gretchen'in "kötülük" anlayışımıza katkısından bile daha derin bir nefret uyandırdı üzerimizde. Kaldı ki Gretchen'i bu denli sert olmaya, hırslı olmaya itecek sebepleri kendimizce tahmin edebileceğimiz ipuçları var dizide ara ara. Self karakterinin bu derinliksiz işlenişi dizinin bütünlüğü ve devamlılığı için de eksi bir puan.

Ya T-Bag? O neden birilerine güvensin ve iyi olsun? Kaçıncı kez yaşadığı drama dönüp geldi konu. Bu bölümde bir kez daha anladık ki dizinin en iyi işlenmiş ve gerçek kılınmış karakteri T-Bag. Neden kötü biliyoruz, neden bir başkası olmak istiyor çözdük, neden tüm o kötü düşüncelerinin içinde hala iyi bir boşluk var, empati yapabiliyoruz. Yine bu boşluğundan yararlanıldı ve Gretchen'in kızkardeşi sayesinde yine tam "iyiliği" aklından geçirecekken faka bastı. Bir din görevlisini duayla denedi, şirketten birinin duayla kendisini denediğini fark etmeden... T-Bag bu! Dizi bitmiyorsa eğer yine kurtulacaktır. Bitiyorsa da bir sürpriz olabilir...


Mahone üzerine kurulan dram ve adamın umutsuz bekleyişi sonunda onu eski çalışma arkadaşının da içinde bulunduğu bir kapanla köşeye kıstırdı. Dizinin başında kimi sevmediysek daha sonra bir sempatimiz oluştu zaten. Mahone, Bellick, T-Bag... Bu kez Mahone'u neyin beklediğini bilmiyoruz. Onun cephesinde her şey sona ermiş gibi görünse de, dizinin finaline katkısı olması muhtemel...

Generalin uzlaşma önerisiyle, Scylla koşturmacası dizinin tamamı adına sadece bir aksiyon olarak kalabilir ki bu da izleyiciyi biraz aptal durumuna düşürecektir. Dileyelim ki bu Scylla'nın gerçekten ya büyük bir önemi olsun ya da general ve kardeşlerin arasındaki ilişkilerle bir bağlantısı... Hatta flashback’lerle desteklenen bir çözümleme bile bekliyoruz bu üçlüden...

Bir sonraki bölümün adı "Going Under"... Sürprizlerin olacağı bir bölüm sanki... Kimbilir...

E.K.

5 Aralık 2008 Cuma

Prison Break 413 / Deal or No Deal

Ekşisözlük'te "artık bitmesi farz olmuş dizidir" diye yorum yapılsa da, bir başka yorumu da şöyle yapmak mümkün... "hiç seyretmeyenlerin sadece 4. sezon 12. bölümün zevkini alabilmesi için izlemeye başlaması elzem dizidir."

İki haftalık heyecanın ve eşsiz 12. bölümün ardından bu hafta izlediğimiz bölüm çok hareketli sayılmazdı. Sanki bu bölümü çekerken ekip "n'aapsak acaba, bu sezon bitirsek mi? bir sezon daha devam mı etsek?" diye düşünmüşler gibi. Michael'ın zekasıyla Self'i alt ederek izleyiciye çektirdiği derin oh bir yana, kimseye güvenmemenin altını artık devasa kalemlerle çizmesi ve bu güvensizliğin sonucunda da hep kazanması insani boyutları aşmış durumda. Hal böyleyse vay dünyanın haline durumu. Hatta ilerleyen bölümlerde kardeşler arasında da bu güvensizliğin yaşanması ve yine Michael'ın haklı çıkması bile söz konusu olabilir artık.


Aslında bu sezonun aksiyonuna kapılmış giderken ve sıkıldığımız üçüncü sezondan sonra dizi yine izleyiciyi avcuna almışken unutulan ve hızla geçilen şeyler de olmadı değil. Geçen sene koca bir sezonu ekibin Whistler'ın kaçışına yardım etmesini izlemekle geçirmişken ve bunun dizinin finali için hayli önemli ve belirleyici olacağını düşünürken şimdilerde T-Bag'in hemencecik bu kimliğin üzerine oturmuş olması ve o izini sürdükleri kitapçığın zaten her bölümde zeka pırıltılarıyla planlar hazırlayan Michael için hiç de büyük bir lütufa dönüşmemesi senaryonun duruma göre şekillendiği izlenimini kuvvetlendirmekte. Son bölümlerdeki şirket ve scylla gerilimi tüm bu açıkları geçici olarak rafa kaldırdıysa da dizinin finali için tüm sezonları gerekli kılan nasıl bir bütünlük sağlayacaklar gerçekten merak ediyoruz. Ha bir de unutmadan bu Linc'in arada bir yakalanıp kelepçelenmesi de hayli demode oldu hatta bu kez baydı. Hep aynı yakalanış aynı ifadeler...


Yine bu bölüme dönersek senatörün de işin işinden çekilmesi ve "yırtın kağıtları keyfinize bakın" demesinin ne anlama geldiğini ve başka hangi kişi ya da grupların olayın içine karışacağını şimdilik bilemiyoruz. Bir bakıma bu bölümün dizinin devamı hakkında hatta finali hakkında belirleyici birkaç bölüme hazırlık olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü bir sezon daha "come and get it" repliğini gerçek kılmakla uğraşan kahramanlarımızı izlemeye tahammülümüzün olmadığı kesin. İyilerle kötülerin yer değiştirmesine, karakterlerin hesaplaşmasına, amacın özgürlük olduğu bu koşturmacada her yolun mübah olduğuna öyle alıştık ve ikna olduk ki sanırım yapımcılar da bunu anladı ve izleyiciye bir sürpriz yapmaya hazırlanmaktalar.


Kişisel olarak da ısrarla Michael ve Linc'in birbirleriyle ya da babalarının içinde bulunduğu ve hala ayrıntılarını net bilmediğimiz geçmişiyle bir hesaplaşmaya gireceklerini düşünmekteyim. Başka herhangi bir şeyin bu dizinin başladığı noktaya ya da daha öncesine dönmesi kadar eğlenceli ve sürprizli olamayacağı kanaatindeyim çünkü. Bu sadece bir tahmin, ya tutarsa? Bahisler açılsın lütfen...
E.K.