17 Aralık 2008 Çarşamba

Prison Break 4x15 / Going Under

Prison Break yeni bölümüyle aksiyonu bu kadar azken de heyecanlandırıp merakta bırakabildiğini ispatlamış oldu. Adeta dizinin zeki hamlelerle başladığı ilk sezona göndermede bulunarak hem de... Ayrıca dizigünlüklerinden dizinin yorumlarını takip edenler yazının sonunda büyük bir sağduyuya da şahit olacaklar, az sonra:)

Gelelim dizi hakkındaki kişisel yorumlara ve gelişmelere,

Michael'ın ameliyatı ile başlayan dizide, Michael'ın operasyon sırasında rüyasında Charles ile karşılaşması ilginçti. Onunla sohbet ederken edindiği ipuçları da sonradan işe yaradı. Charles'ın "cevapları biliyorsun ama henüz farkına varamadın" demesi daha ilginçti ki bu da olayın örgüsünün bütününe bir atıf gibi geldi bana. Önemliydi.

Gretchen'in her en zor durumda kaldığında yaptığı ucuz kadın numaralarını Self yemedi bu kez, ve ona kendini utandırmamasını salık vererek en ağır lafı söyledi zevkle: "bluzunun düğmelerini kapat, gözlerini iyice aç..." Ama tabiki utanmadı Gretchen, artık kendilerinden uzak durmasını isteyen kızkardeşi telefonu kızına uzatınca Self'ten daha ağır bir cümle de kızından geldi, "güle güle teyze"... Bu dizide artık hakikatten en çok sıkan şey Gretchen bence.

Dizinin başından beri Michael kadar zeki biri varsa o da Mahone'dur hiç kuşkusuz. Yakalanıp teslim olmaya götürülürken ihtiyaç molası istedi ve istediğinden fazlasını aldı. Lavabonun borusu işe yaradı, arabanın camını kırarak kaçmasına yardımcı oldu. Ayrıca eski ortağı ajan Lang'in "eski dost düşman olmaz" şarkısını söylercesine yine Mahone'a karşı yumuşaması ve kaçışına gözyumması iyi gelişmelerdi.

Yerleri belli olan Self ve Gretchen buluşma yerinden kaçarlarken, alıcının adamı meçhul alıcıyla konuştu, hatta daha sonra bunun bir kadın sesi olduğunu anladık, kimliğini pek bir merak ettik... (hep babalarından bahsettiğimiz kardeşlerin anneleriyle ilgili gelişmeler olmasın bunlar...)

General Sara'ya "herşey göründüğü gibi değil" derken Charles da rüyasında Michael'a aynı lafı etti. Kilit bir cümle olduğunun altını fosforluyla çizdiler. Ayrıca bir cümle daha vardı ki bunun yazıyla ilgisi yok sadece güzel cümleydi diye buraya not düşelim: "On kişiyi öldürürsen bir seri katil olursun, binlerce kişiyi öldürürsen savaş kahramanı"

Linc'e "Hepiniz benden bişey aldınız ve hepiniz birlikte geri getireceksiniz" diyen Generali bir an Lost dizisinin Ben karakterine benzettim. O da adaya herkesin geri dönmesini bekliyor ya. Ayrıca herşey baştan beri bir kurguymuş havasını verdiler bu bölümde, Lost gibi... Hatta acaba kötüler aslında iyiler mi de dedik, Lost gibi... Ne kadar ortaklıkları varmış iki dizinin dedim içimden...

Ve sayın okuyucu gururla söylüyorum ki bu bölümün sonunda, geçen haftaki ve ondan önceki yorumlarımda bahsettiğim şeyler oluverdi birden, tahminler tutuyor mu ne:)

Yorumlarım arasında "Kişisel olarak da ısrarla Michael ve Linc'in birbirleriyle ya da babalarının içinde bulunduğu ve hala ayrıntılarını net bilmediğimiz geçmişiyle bir hesaplaşmaya gireceklerini düşünmekteyim. Başka herhangi bir şeyin bu dizinin başladığı noktaya ya da daha öncesine dönmesi kadar eğlenceli ve sürprizli olamayacağı kanaatindeyim çünkü. Bu sadece bir tahmin, ya tutarsa? Bahisler açılsın lütfen..." demişim... Michael ve Linc'in karşı karşıya gelmesi, Linc'in annesinin de işin içinde olduğunu öğrenip sanki şirket tarafındaymış gibi davranması, geçmişe hatta olayların en başına doğru göndermeler olması... Flashbacklerle çözümlemeler olsun dedim o bile oldu hapisane sahnelerinde, Bargain koduyla:) Galiba öngörülerim fena değil cidden:)

Bu bölümle ilgili yorumlarımı bitirirken bir şeye daha eklemek istiyorum. Uzun zamandır düşünüyordum Self kime benziyor diye, bu bölümde Sucre söyleyince epey güldüm. Amerika'nın ünlü palyaçosu Bozo, süper yakıştırma olmuş:)

Not: Dizinin biteceğine dair yorumlarımı daha önce yazmıştım. Wentworth Miller'ın Fransız "Canal +" ya verdiği röportaj söylediklerimi doğrulamış sanırım. Röportajda bu sezonun final sezonu olacağını, eğer uzarsa bunun para kazanmak için yapılacağından artık dizinin bir parçası olmak istemeyeceğini söylemiş. Bravo diyorum :)
E.K.

5 yorum:

teletabi dedi ki...

vay, wenthwort miller a helal olsun. alıcının artık michael ve linc in annesi olduğu iyice açığa çıktı gbi bence. bir de michael ın ameliyat esnasındaki rüya sahnelerini çok başarılı buldum ben.

sRkn dedi ki...

o meçhul alıcı Lisa Tabak olabilir bence:)

Hadsizin Baskani dedi ki...

Lipstick Jungle ile ilgili neden bir şey yazmıyorsun günlükçüğüm heee, canım? Olmadı ama küstüm sana...

dizigunlukleri dedi ki...

@Teletabi ve sRkn,

evet işin tadını kaçırmamak için yapımcılar ne kadar önemliyse oyuncu da önemli işte. güzel bir örnek bence de... rüya sahneleri cidden başarılı çekilmiş, ayrıca sanki gerçekmiş gibi diziye katkısı da oldu ilginç şekilde. ben de kardeşlerin annesi diye düşündüm ama sRkn' ın dediği gibi Lisa diyenler de var, Gretchen diyenler de... Gerçi bu ikisi olsa neden bu kadar dikkat çekmeye çalışsınlar o da ayrı ama bakalım görücez:)

@Başkan,

Lipstick Jungle'ın birkaç bölümünü izledim ama vasat bir dizi ya,zaten 2. sezonu bitirmeden iptal kararı geldi :)
Ama evet, vasatlıklarını ve neden yeni sex and the city olamadığını yazarım:)

kewserr dedi ki...

bu kadar güzel ve merak uyandırıcı bir dizi daha görmedim ben( lost u saymıyorum tabii ki de) bu son bölüm benim içime su serpti michael gitti kuzu kuzu ameliyatını oldu ölmeyeceğini anladım ama dizi bitmesin yaa çok sevmiştim ben 4 sezonda bırakmasınlar! 5 olsun öyle bıraksınlar para için falan olsun çeksinler bende izleyeyim...