19 Ocak 2009 Pazartesi

Pollyanna, Heidi, Happy-Go-Lucky Vesaire

24 kanalında, Hasibe Eren’in sunduğu “Bir Zamanlar Türkiye” programında 80’li ve 90’lı yılların çizgi filmler derlemesi vardı. Şeker Kız Candy, Heidi, Bugs Bunny, He-Man, Arı Maya, Şirinler, Taş Devri, Jetgiller vs.

Tam da “Happy-Go-Lucky” filmini izledikten sonra karşıma Heidi”nin çıkması kaderin bir cilvesi galiba. Heidi, Alplerde yaşayan İsveçreli bir Pollyanna. Hayat o kadar neşeli ve mutludur ki onun için, her şey masumdur adeta. Küçükken izlediğimizde anlayamazdık zaten onun ne kadar Pollyanna olduğunu, biz de masumduk çünkü ve tüm masumiyetimizle izlerdik onu. Bizi şaşırtsa şaşırtsa anca o kocaman köpek ve ateşte erittikleri kaşar peyniri şaşırtabilirdi

Programdan önce Happy-Go-Lucky’yi izlemiştim. Oradaki Poppy de modern İngiliz Pollyannası. Poppy, mutsuzlukların, kötü olayların, hırsızlıkların ve umutsuzlukların ardında mutluluğunu ve umudunu yitirmeyen 30 yaşında bir kız çocuğu. Başta çok antipatik gelmişti ama film ilerledikçe gözyaşlarımı tutamadım. Bu büyümüş ama küçüklüğünü, mutluluğunu ve masumiyetini koruyan kız bisikleti çalındığında bile gülümsemesini bırakmadan “Veda bile edemedim” diyebiliyordu.

Belki kendime ağladım filmi izlerken. Belki içimdeki Heidi’yi özledim, o hayalleri olan mutlu, neşeli ve masum çocuğu. Belki de Heidi’yi dedesinden ayırdıkları gibi içimizdeki Heidi’leri de öldürdüler.

Zamanla her şey daha anlamlı geliyor. Eskiden Rengin’in “Aldatıldık” şarkısını dinleyip dinleyip anlamamam gibi.

“bize neler neler öğrettiler sevdalar üstüne
aldatıldık, aldatıldık sevda böyle değil
ne masallar ninniler söylediler dünya üstüne
aldatıldık, aldatıldık dünya böyle değil”

Şimdi daha iyi anlıyor insan. Evet! Aldatıldık, aldatıldık, dünya böyle değil.


Rengin - Aldatildik by Aluxton
Yükleyen Aluxton69

Yıllar geçtikçe büyüyoruz, içimizdeki çocuklar ölüyor ve öldürülüyor. Ve çok eleştirdiğimiz büyüklere, anne babalarımıza dönüşüyoruz. Onlar gibi mutsuz, umutsuz ve hayalsiz büyükler olup çıkıyoruz.

4 yorum:

Hadsizin Baskani dedi ki...

Sen ağlama kıyamam heee :) Valla seni seviyorum bebeğim ne tatlı bir insansın sen yaaaa :))) Ben de Bratz'lere ağlamıştım ama çaktırma beeea, şaşırdın di mi? :P

dizigunlukleri dedi ki...

Çok sağol başkan, sen de çok tatlısın.

Çok da alemsin, çok mu duygusaldı Bratz'ler de ağladın:)

teletabi dedi ki...

ben de bingo da ağlamıştım ufakken. bingo o kadar maceradan elemanı bulduğunda onu başka bir köpekle görüyordu. sonra kendini avare gibin yollara vuruyordu.:( Bir de bu doksanlar müziği çok canlar yakıyor.!

dizigunlukleri dedi ki...

Evet, 90'lar müziği çok iyi, bazen kendimi şanslı hissediyorum 80'li jenerasyon olduğum için.

Bazen de 90'lı yıllara nostalji olarak söylenmesine sinir oluyorum, o kadar çok yıl geçmedi ki diye düşünüyorum ama gene fazla olmuş yani düşününce :) ( ya da bazen saçmalıyorum hehehe)