11 Ocak 2009 Pazar

True Blood

Not: Az biraz spoiler içerir :)

Vampir dizilerinden ve filmlerinden nefret ederim. Hep aynı klişe şeyler, kana susamış canavarlar, B movie efektleri ve keskin köpek dişleri. Vampir yapımlarından nefret etmeme rağmen True Blood’ın etkisine ben de kapıldım. Belki de normal bir vampir dizisi olmadığı için olabilir. Hikâye günümüzde geçiyor ama bu sefer vampirler insanların arasına karışmış ve gizli yaşamıyorlar, hatta vampir yasaları çıksın diye uğraşıyorlar.

“Underground” olarak takılmayan vampirler Japonların ürettiği sentetik kanı, yani Tru Blood’ı içerek “mainstreaming” yapıyorlar, yani gün yüzüne çıkıyorlar. Hikâye zaten diğer vampir dizi ve filmlerinden çok çok yaratıcı. Vampirler ve insanlar arasında evlilikler, vampir barlar ve vampirlerle dostluklar var bu dizide.



Kötü vampirler var ama genel mesaj, vampirler de insanlar gibidir. Başrol vampirimiz Bill (Stephen Moyer ) gerçekten çok yakışıklı ve karizmatik bir vampir. Bill, başrol kızımız Sookie (Anna Paquin) ile aşk yaşıyor ve yaşadıkları Bon Temps taşra kasabasında yeni vampir gelişmelerine ayak uydurmaya çalışıyorlar.

Eskiden vampirler insanları avlarlardı kanları için, burada da insanlar vampirleri avlıyorlar kanları için. Vampirlerin kanları çok etkili, bir damlası insanı çok güçlü biri, seks ilahı ve duyuları çok gelişmiş birine dönüştürüyor. Bir de uyuşturucu gibi kafa yapıyor bu vampir kanı. Sookie’nin kardeşi Jason (Ryan Kwanten ) bu yüzden sürekli başı derde giriyor, bu vampir kanı takıntısı yüzünden.

Sadece vampir dizisi olarak düşünülmesin dizi. Karakterlerin çok değişik güçleri var. Örneğin Sookie zihin okuyabiliyor. Bill’e aşık olmasının bir diğer nedeni de Bill’in zihnini okuyamaması, bir nevi huzur buldu onda. Zihin okumayı her zaman çok eğlenceli bulmuşumdur, bu özelliğe sahip olmak çok deli bir şey olurdu : ) Bu özelliğin yanında Merlotte Bar’ın sahibi Sam (Sam Trammell) bir “shapeshifter”, yani şekil değiştiren. İstediği zaman köpeğe dönüşebiliyor. Dizinin son bölümlerine doğru bir kadın da katıldı, onu da otobanın ortasında çıplak bir şekilde gördük, yanında yaban domuzu vardı. Sonra Sam’in tanıdığı çıktı, onda da farklı yetenekler olabilir. Bir de kurt adamların varlığı hakkında olumlu şeyler söylendi dizide. 2. sezonda bir kurt adam karakteri de gelebilir, çünkü sezon sonuna doğru hızlı bir şekilde Lafayette’e ( Nelsan Ellis ) bir şey saldırdı ama göstermediler. Saldıran şey kurt adam olabilir.


Bu arada Lafayette de kuzeni Tara (Rutina Wesley) gibi çok ilginç bir zenci karakter. Canı istediğinde Merlotte Bar'da makyajla çalışıyor, arada da eşcinselliğine laf atan adamları eşek sudan gelene kadar dövüyor. Tara da herkese laf sokan, huysuz, deli gibi küfreden ve herkesten nefret eden bir kız. Bir ara annesi içinde şeytan olduğuna inandırmıştı da kendisine "exorcism" yaptırtmıştı bu huylarından kurtulmak için.

Dizinin jeneriği ve şarkısı da (Jace Everett–Bad Things) çok güzel. Biraz ütkütücü olan jenerik, dini bir belgeselden esinlenerek yapılmış.. True Blood’ın yaratıcısı, Six Feet Under’ın da yaratıcısı Alan Ball olunca böyle değişik ve güzel bir şey çıkması garantiydi zaten

Dizide komik detaylar da var. Örneğin bir gazetede “Angelina Jolie vampir bebek evlat edindi” haberi ve “Fantasia” vampir barında duvarda duran “George W. Bush” portresi gibi detaylar. Dizinin birinci sezonu 12 bölüm ve 2. sezonu seneye başlayacak. HBO yapımlarına her zaman güvenim sonsuz olmuştur ve bu dizi de beni hayal kırıklığına uğratmadı.

17 yorum:

Hadsizin Baskani dedi ki...

Stephen Moyer'le aynı boydaymışım beea yıkıldım :(( yaaa şimdi buhran geçiriyorum beeea :( gittin ne diye beğendin elin cücesini paçozun başkanı :P (son cümlemi kendime söyledim heee)

dizigunlukleri dedi ki...

Başkan,

Stephen Moyer'ın boyuna baktım da imdb'den, adamın boyu 1,78, el insaf yani, ne cücesi :)

Hadsizin Baskani dedi ki...

Ya, bebeğim ben şimdi gardrobunda yaklaşık sayısını bile bilmediğim kadar yüksek topuklu ayakkabılara sahip olan bir kadınım şimdi böyle bir adamın yanında öyle ayakkabıları giyersem adam yer cücesi gibi olur o yüzden adama da yüz veremem yani prensip meselesi bak bu konuda hassasım yaaa :)

dizigunlukleri dedi ki...

Ya Başkan, sen de az değilsin haa :)

teletabi dedi ki...

Sezon başından beri en çok lafı edilen iki diziden biri true blood, fringe ile. Bakalım artık benim için sezon sonuna kaldı izlemek. Fringe J.J.Abrams faktörü sayesinde izlenecekler sırasında true blood tan daha önde.

Mert dedi ki...

Anna Paquin'in buradaki rezalet oyunculuğuyla Altın Küre alıp gece gece bana dumurlardan dumur beğendirttiğini belirtmek isterim:)

Sera dedi ki...

biraz fazla spoiler var gibi izlemeyenler için, keşke uyarı verseydiniz :D

baştan sona en çok kaptırarak izlediğim dizilerden oldu ve burada da yer vermenize sevindim. Jason'a uyuz olduğumu, Anna Paquin'in doğru seçim olduğunu düşünmediğimi, Stephen Moyer'ın haddinden fazla taş olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. La Fayette'e kötü bir şey olmamıştır umarım. Ayrıca diğer siyahi kızın da akıbeti pek iyi görünmüyor.

dizigunlukleri dedi ki...

Teletabi,

Ben de Fringe'e başlayamadım bir türli. İzleyen arkadaşlar o kadar iyi değil deyince, zaten çok fazla takip ettiğim dizi var, bi de ona sarmayayım dedim:)


Mert,

Şimdi bana kızacaksın ama ben Anna Paquin'i beğeniyorum dizide:) Taşralı saftirik başka bir kız aklıma gelmiyor o role :)


Sera,

Uyarmıştım ben ama, "Not: Az biraz spoiler içerir" yazdım başına :)
Jason'a ben de uyuz oluyorum, zaten oyunculuk sıfır, bir de surekli belaya neden oluyor.

Pitekantropus dedi ki...

Office ile 30 rock dışındaki üçünüde baya izlemişliğim var.Weeds'in kendine özgü bir yapısı vardı.Bambaşka birşeydi o.Entourage'dakiler de sanki kankamız gibiydi ama ödüller bunlara pek gitmiyor geçen sene de yanılmıyorsam 30 rock almıştı galiba.Emin değilim.

dizigunlukleri dedi ki...

Pitekantropus,

Sanırım Golden Globe ödülleri postuna yazmak istedin ama kalbin True Blood postuna getirdi seni:)
Her işte bir hayır var, belki de bu diziyi izlemeye başlaman gerekiyordur, ne dersin? :)

Bekir Cem dedi ki...

Çok sevdiğim bir dizi 2.sezonunu merakla bekliyorum...

dizigunlukleri dedi ki...

Bekir Cem,

Ben de merak ediyorum 2. sezonu. Bu arada Trueblood blogunuz çok hoş :)

Siz biliyor musunuz ne zaman başlayacak 2. sezon?

Bekir Cem dedi ki...

@dizigunlukleri Yabancı forumlardan aralık ayında başlayacak diye bir duyum aldım. Eğer öyleyse çok uzun bir süre:S

Bekir Cem dedi ki...

...Başka bir duyumda da Mayıs 2009... Bana bu doğru gibi geldi :D

Adsız dedi ki...

merhaba
true blood ile ilgili comic con da yaptıkları konferansta dizinin yönetmeni alan ball dizinin çekimlerine (2.sezon için) ocak 2009 da başladıklarını ve yayınlanma tarihini ise 2009 ağustos olacağını açıkladı. bilgi almak isteyen arkadaşlar için hbr vermek istedim.

Dimple dedi ki...

başrolde bulunan hatundan henry'imle pek hoşnut değiliz. her seferinde ölücek gözüyle bakıyoruz ama bill bi yerden patlak veriyor. (:

bir de ilk sezonda dikkat ederseniz, bölüm başı 3 kere hatunu mors ediyorlar. izlerken çok eğleniyoruz ailecenek...

bu arada eric 2. sezon 8. bölümde oldukça farklı gözüktü gözüme. heyecanla beklemedeyiz...

dizi günlükleri / Bilir Kişi Raporu dedi ki...

Dimple,

Valla hatun taş ötesi değil ama genç kızların bayıldığ efsanevi Vampir Bill'i nikah masasına oturtacak yakında hem reel hem fake hayatta :)

Eric de 2. sezonda seks idolü olmak üzereymiş. Vampir dizilerinde ne kadar seksilik o kadar reytin biliyorsun :)

Bu arada Henry kim yaa? :)